drmyilmaz80@gmail.com +90 542 610 5995

Meme Kanseri ve Belirtileri

Günümüzde her 8 kadından 1’inin yakalanma riskinin olduğu meme kanseri, dünya genelinde en fazla ölümle sonuçlanan kanser türlerinden biridir. Yapılan araştırmalara göre toplam kanser ölümlerinin %14’ünü oluşturan meme kanserinin görülme sıklığı da her yıl artmaktadır.

Meme Kanseri ve Belirtileri

Meme kanseri sebepleri tam olarak bilinmese de bilinen meme kanseri risk faktörleri kanserin gelişiminde rol oynayabilmektedir:

Meme Kanseri ve Belirtileri

-Hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk doğumu 30 yaşından sonra yapmış olmak,
-Doğum yaptıktan sonra 6 ay bebeği emzirmemek,
-İleri yaşta menopoz dönemine girmek,
-Erken yaşta adet dönemine girmek,
-Aşırı alkol tüketimi,
-Aşırı kilo ya da obezite,
-Hareketsiz yaşam tarzı,
-Kadın olmak,
-Birinci dereceden akrabalarda meme kanseri öyküsü bulunmak,
-Uzun süreli östrojen tedavisi,
-Özellikle göğüs bölgesinde radyasyona maruz kalmak,
-Daha önce meme kanserine yakalanmış olmak.

Meme Kanseri ve Belirtileri

Özellikle ileri yaş, ilk adet kanamasının 12 yaşından küçük başlaması ve anne ya da kardeşte meme kanseri öyküsü bulunması değiştirilemeyen ve birincil risk faktörlerini oluşturmaktadır. Kadınlarda 30 yaşından sonra artan risk 50 yaşından sonra daha da artmaktadır. Bu kansere yakalanan kadın hastaların yaklaşık yarısını 65 üstü bireyler oluşturmaktadır. Birinci dereceden yakınları arasında meme kanseri öyküsü bulunanlar üç katı daha fazla risk taşımaktadır.

Meme Kanseri ve Belirtileri

Meme Kanseri Belirtileri
Meme kanserinin birincil belirtisi meme çevresinde ya da koltuk altında ele gelen kitlelerdir. Bu şişlik ya da kitleler bazı vakalarda sert dokulu ve ağrılı, bazı vakalarda ise yumuşak dokulu ve ağrısız olmaktadır. Meme kanseri nasıl anlaşılır şeklinde araştırma yapanlar öncelikle bu yaygın belirtileri dikkate almaktadır.

Meme Kanseri ve Belirtileri

-Meme çevresinde ağrı,
-Meme ve koltuk altı bölgelerinde şişlikler,
-Meme başında akıntı ya da kanama,
-Meme başında görülen şekil bozuklukları (çökme ya da içeri çekilme),
-Meme çevresinde yara ve cilt bozuklukları,
-Meme çevresinde oluşan ödemler,
-Memede renk değişiklikleri ya da şekil bozuklukları.

Bazı vakalarda meme kanseri belirtileri yayılan hücrelerin neden olduğu diğer semptomlarla anlaşılmaktadır. Meme kanseri metastaz yaptığı akciğer ve karaciğer gibi organlarda da doku bozukluklarına neden olmaktadır. Bu anlamda, göğüs bölgesinde ağrı ya da nefes darlığı gibi şikayetler de meme kanserinin belirtisi olabilmektedir.

Meme Kanseri Tedavisi

Meme kanseri vakaları her yıl artış gösterse de modern tıp ve geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde hastalık erkenden teşhis edilerek kontrol altına alınabilmektedir. Özellikle erken evrede fark edilen hastalıkta tümörün yayılmasına müdahale edilmekte ve meme kayıpları en aza indirilmektedir. Cerrahi operasyon gereken ileri evre meme kanseri tedavisi plastik cerrahiyle birlikte yürütülmekte ve hastalara meme rekonstrüksiyonu uygulanmaktadır. Meme kanseri tedavisi cerrahi yöntemlerin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisiyle yapılmaktadır. Bununla birlikte, özellikle erken evrelerde hastalığın tedavisinin temelini cerrahi operasyonlar oluşturmaktadır. Tedavi planı ise hastalığın evresine göre şekillenmektedir.
Evre 0’da genellikle ameliyatın ardından kemoterapi ya da radyoterapi gibi yardımcı bir tedaviye gerek duyulmamaktadır. Kitlenin küçük olduğu Evre I ve Evre II’de ameliyata ek olarak yardımcı bir tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığına hekimler tarafından karar verilmektedir. Evre III’te kemoterapi ve cerrahi operasyon birlikte uygulanırken Evre IV’te ise kanserli hücrelerin yayılım alanına göre ameliyat yapılıp yapılmayacağına karar verilmektedir. Çok ileri seviyede metastaz görülen vakalarda hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla yalnızca yardımcı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. İleri evre tüm cerrahi operasyonlarda temel amaç kanserli hücrelerin tamamen temizlenmesi ve lenf bezlerine yayılım görülmesi durumunda bu bezlerin de alınmasıdır. Meme kanserinde uygulanan cerrahi yöntemler şu şekildedir:

Mastektomi

Meme dokusunun ve hücrelerin yayılması durumunda lenf bezlerinin de alınmasını içeren bu yöntem basit mastektomi, cilt koruyucu mastektomi ve radikal mastektomi olarak üçe ayrılmaktadır. Basit mastektomide yağ dokusu, meme derisi ve meme uçları olmak üzere tüm meme alınmaktadır. Günümüzde alternatif yöntemlerin gelişmesiyle çok fazla tercih edilmeyen bu yöntemde hücrelerin yayılması durumunda lenf bezleri de alınmaktadır. Bununla birlikte memenin alt bölümünde bulunan kas dokuları bırakılmaktadır. Cilt koruyucu mastektomide meme dokusu alınmasına rağmen meme derisine dokunulmamaktadır. Meme ucu ve çevresinin de alındığı operasyon sonrasında derinin büyük bölümü bırakıldığı için silikon protezler yardımıyla meme yeniden yapılandırılmaktadır. Bu anlamda, cilt koruyucu mastektomi ameliyatının ardından hastalara meme rekonstrüksiyonu uygulanabilmektedir. Günümüzde nadiren tercih edilen yöntemlerden biri olan radikal mastektomi tüm meme, meme altı kaslar ve koltuk altı lenf bezlerinin alınmasını içermektedir. Bu yöntem, genellikle göğüs çeperine tutunan büyük kitleleri temizlemek amacıyla tercih edilmektedir.

Meme Koruyucu Cerrahi (Lumpektomi)

Lumpektomi, memenin tamamı yerine yalnızca kanserli kitle ve etkilediği çevre dokuların alınmasını içeren cerrahi yöntemdir. Günümüzde, özellikle erken evre meme kanseri vakalarında yaygın olarak tercih edilen bu yöntem hem memenin bütünlüğünü koruması hem de hastaların psikolojik olarak daha az etkilenmesini sağlaması açısından önemlidir. Bu cerrahi yöntemle birlikte hastalara genellikle radyoterapi uygulanmaktadır. Ameliyata yardımcı tedavi yöntemleri ise şunlardır:

Radyoterapi

Özellikle memenin tamamının alınmadığı operasyonlardan sonra yardımcı tedavi olarak uygulanan radyoterapi, koltuk altı ve meme bölgesine ışın verilmesini içermektedir. Cerrahi operasyonlarda kitle temizlense de kanserli hücre kalma olasılığı bulunmaktadır. Radyoterapi hem kalan kanserli hücreleri yok etmede hem de alınmayan meme dokusunun korunmasında etkili sonuçlar vermektedir. Bu tedavi ameliyattan yaklaşık 30 gün sonra planlanmakta ve ortalama 6-7 hafta sürmektedir.

Kemoterapi

İlaçlı tedavi yöntemlerinden biri olan ve genellikle cerrahi operasyonlardan sonra uygulanan kemoterapi de koruyucu yöntemler arasında bulunmaktadır. Kemoterapi, özellikle muayene ve taramalarla belirlenemeyen fakat vücudun farklı bölgelerine yayılma ihtimali olan kanserli hücrelerin temizlenmesinde etkilidir. Bu amaçla hastalara damar içinden kimyasal ilaçlar verilmektedir. Meme kanseri ameliyatından sonra ise kalan kanserli hücre varsa bu hücrelerin temizlenmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda çevre organ ve dokulara yayılma riskini de ortadan kaldırmayı amaçlayan ilaçlı tedavi, kanserli hücrelerin meme çevresi ve koltuk altındaki yayılımı ve boyutlarına göre planlanmaktadır. Meme kanseri ameliyatından önce de uygulanabilen kemoterapi çok büyük boyutlu hücrelerin küçülmesini sağlamaktadır.

Hormon Tedavisi

Hormon tedavisi; kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi operasyonun ardından kalan kanserli hücrelerin temizlenmesi amacıyla uygulanmaktadır. Hastalığın tekrar etmesine karşı koruyucu yöntemlerden biri olan tedavide östrojen hormonunu azaltmak ve bu hormona duyarlı kanserli hücrelerin çoğalmasını önlemek amaçlanmaktadır.

Meme Kanseri Ameliyatı

Meme kanseri ameliyatları memenin tamamının ya da yalnızca kanserli dokuların görüldüğü bölümlerin alınmasını amaçlayan mastektomi ve lumpektomi yöntemleri olarak ayrılmaktadır. Erken evrede meme kanseri olanlar için lumpektomi ideal yöntemlerden biridir. Bazı durumlarda hücrelerin fazla yayılması nedeniyle memenin tamamının alınmasını içeren mastektomi ameliyatları uygulanmaktadır. Genel anestezi altında gerçekleştirilen ameliyatların süresi operasyonun türüne göre değişmektedir. Yaklaşık 1-2 saat arasında biten operasyonların ardında hastalar birkaç gün istirahat ettikten sonra taburcu olmaktadır. Meme kanseri ameliyatları sonrasında tedavi ne kadar başarılı olursa olsun hastalığın tekrar etme riski bulunmaktadır. Erken evrede hastalığın tekrar etme olasılığı daha düşük olduğu için ameliyattan sonra hastaların mutlaka düzenli kontrole girmesi gerekmektedir. Ameliyattan sonraki üç sene üç ayda bir, daha sonraki senelerde altı ayda bir ve senede bir olacak şekilde kontrol planı yapılması gerekmektedir.

Yorum Bırakın

WhatsApp'tan Ulaşın